9 Oca 2012

bazen ne kadar kolaydır mutlu olmak...


Makarna ,elbette bir kadının mutfakta yapabileceği en mükemmel şey değildir.
Yinede benim  mükemmel tanımıma uyan tek seçimim. Muhtemelen italyancayıda bu yüzden öğrendim.
Buna rağmen  italyanların , makarnaları yüzünden obez olduğumda , beni tebrik edeceklerini düşünmüyorum.
Sağlıklı beslenme gurusu bir anne babanın çocuğuyken ne olduda kendimi makarnaya kaptırdım onuda bilmiyorum.
Sadece,yorgun bir günün ardından kendime makarna hazırlarken ne kadar mutlu olduğumu biliyorum.
Kapının girişinde  savrulan ayakkabılar,odaya doğru geçerken müzik setine hafif bir dokunuş, tanıdık o sesler evi doldurmaya başladığında, banyoda muhakkak birşeyler devirerek makyajdan arınma çabaları.
Hemen sonrasında, domates,biber,makarna,soğan ve geriye kalan ne varsa tüm malzemeyi tezgaha yığıp , nedenini henüz anlamasamda bir kaç dakika o malzemelere aptal aptal bakmak.
Su ısınırken muhakkak bir kaç telefon görüşmesi yapmak,ortalıkta duran etek, gömlek,battaniye gibi eşyaları ait oldukları köşelere taşımak (genelde telefonla konuştuğum için hep yanlış yerlere koyulurlar),ayaklarımın üşüdüğünü hissedip klimayı açmak, pencereler buğulanmaya başlayınca suyun kaynadığını anlamak (aynı zamanda davlumbazı açmamış olduğumuda ),makarnanın şeklini beğenmeyip, çekmecedeki diğer türlere dadanmak,makarnaları suya atarken ,suyu muhakkak sıçratmak.
Soğanları küp küp kesmekten her seferinde vazgeçip,yeni ay şeklinde keserek kendimce işin kolayına kaçmak.
Wok tavanın ne mükemmel bir icat olduğunu düşünmek.
Tam bu sırada müziğin bir önceki geceye ait ruh halimi ifade ettiğini anlayıp, cd yi değiştirmek.
Tüm bu tezgah başı zamanlarında muhakkak mutfak pencceremden komşumun bahçesindeki şeftali ağacıyla göz göze gelmek. Süzgeçte makarnayı süzerken , neden hala bir makarna tenceresi edinmediğimi kendime sormak .
Herşey sona erdiğinde, tabağımdaki son haliyle makarnaya bakıp şükretmek.
Ve tüm bu seramonide en değişmeyenide yapıp, buğulanan mutfak penceresine kocaman bir kalp çizmek...

0 yorum: