Tatil dönüşleri tehlikeli zamanlar diye düşünüyorum.
Zira o dinlenmiş, soluklanmış, tertemiz zihninize ilk neyin gireceği belli olmuyor.
Yirmi günlük yokluğum boyunca biriken tüm kız arkadaş toplantılarını ilk günlerde gerçekleştirdik özlemle. Elbette dedikodusu, sıkıntısı bol anlardı bunlar. Zira benim hikayelerimin kısalığından olsa gerek , dinlemek düştü bana.
Bir kısmı aşık, geneli evli olan bu gurubun içinde kendimi farklı bir gezegende gezinirken buluyorum her seferinde.
Evli olmanın ne anlama geldiğini henüz keşfedememiş ben , her konuşmanın ortasında tek hedefim.
Kalabalık konuşmaların, soluklanma anlarında hepsi bana dönüp muhakkak bir kaç kere.
Aman evlenme, şimdiki aklım olsaydı diyerek başlayan ve sonu tahmin edemeyeceğiniz yerlere varan cümleler kuruyorlar.
Hayretle seyrediyorum onları, suratımda aynı hayretin doğurduğu salak bir gülümsemede muhakkak oluyor.
Çünkü , her birinin o evlilik seyahatlerinde yanlarındaydım.
İlk bakışmalarını,ilk heycanlarını, ilk sözlerini,ilk yemeklerini, ilk kavgalarını, ilk kırgınlıklarını hatırlıyorum.
Onlara ait olan ama ne yazık ki sadece benim biriktirdiğimi farkettiğim o anların, müziğini dün gibi hatırlıyorum onların aksine.
Bazen öylesine yerden yere vuruluyor ki, evlenilmiş olan o adamlar , sabredemeyip sitemle söyleniyorum.
Ne kadarda çabuk unuttuklarını , ne emekler verdiklerini , ne zorluklar aştıklarını.
Böyle anlarda , sen anlamazsın bakışı beliriyor suratlarında.
Haklılar elbette ,anlamıyorum.
Çünkü evli değilim.
Evliliğin savunucusu hiç değilim.
Yine de , sorunun evlilik değil de , kendileri olduğu fikrine kapılıyorum her daim .
Biriyle yaşlanmanın en güzel yanının, biriyle değişmek olduğunu düşünüyorum.
Aşk gibi şekilden şekile girmek, onca surette birbirimizin yüzlerine yerleşmek,ellerinde yer edinmektir diye düşünüyorum.
Bize hiç söz vermemiş olan aşktan, sözler almaya çalıştığımız için mutsuzuzdur.
Belki de bekarken konuşmak gerçekten kolaydır, o yüzden bütün bunları hissediyorumdur.
Bunu da bilmiyorum.

0 yorum:
Yorum Gönder