
Hatırlar mısınız bilmem , erosla aramda geçen ufak bir kırgınlık olmuştu vakti zamanında, kendisinin işini ciddiye almayıp oyuna çevirdiği ok fırlatma hallerinden dertlenmiştim bayağı.
Eros kanatlısı ok'unu adam gibi atmadığı içinde bütün iş bana kalmıştı bu süreçte. Olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına rağmen hiç bozmamıştım moralimi. Biraz yorucu oldu tabi, yok adamı ara bul, nerede çalışır, ne yer, ne içer, sevgilisi var mıdır, peki ya evliyse , git erosu vur , derken bayağı emek harcadım tabi.
Sonuç mu kişisel emeklerime yazık oldu, yakın arkadaşlarımdan birinin en yakın diğer arkadaşı olduğunu öğrendim ,bir sabah kahvaltısında adamı karşımda görünce. Muhtemelen maymun insan arası bir orta türdüm o sabah. İki kelime edemedim, şebeklik yapıp yırtayım dedim , onun içinde konuşabilmek lazımdı. Olmayınca olmuyor işte.
Geveze adamlardan hoşlanmadığımı söylemişmiydim bilmem ama ilk kez o sabah zat-ı şahaneleri geveze bir adam olduğu için şükrettim. Zaten yarım saat sonra tüm hayatını biliyor, gelecekte hayatımda olursa başıma gelecekleride görebiliyordum.
Neden mi anlattım.
Herkes bildiği işi yapsın diye.
Eros okunu atmadıysa vardır bir bildiği.
Özürü borç bilirim :)
0 yorum:
Yorum Gönder