24 May 2011

hadi sevinelim...


Tamam herkesin başındaki sıkıntılar bendekilerde, malum kış pekte keyifli geçmedi, kötü bir ilişki, dört aydır rahatsızlığı nedeniyle ofiste bulunamayan bir patron, onlarca organizasyon,iş yerinde yaşanan krizler,big boss'un yokluğundan keyfe keder çalışan ve yöneticileri deliye çeviren personel . Tüm bunların an gelip hafifleyeceğini , eninde sonunda tatile çıkacağımı, lanet telefonumu bir tırın altına atacağımı hayal ettim hep. On gün tanıdık tek bir yüz görmeden, istemediğim tek bir sesi dahi duymadan nasılda huzurlu olacağımı düşünerek geçirdim ben bu koca kışı.
Sonuç mu , nihayetinde big boss bu hafta işe döndü, yöneticiler ölü gözlerle baktık ona. Olup bitenleri anlatacak halimiz bile yoktu. Hepimizi tek hayali bir an önce bu kıyametten kurtulup dinlenmekti. Dört ay boyunca evinde koltuğuna uzanan bir adam, elbette dönünce o kadar sıkılmış ve bunalmış olur ki, dünyanın bütün işlerini yapacak gücü bulur kendinde.
Üstelik sezon denen birşey var bu memlekette. Havalar ısınmasına mevsimin değişmesine, vitrinlerde bikinilerin yer almasına dayanamaz bu sekötrdekiler.
Umrumda mı, ilk kez umurumda değil.
Hatta abartıp, bana ne kardeşim milletin tatilinden , eğlencesinden, organizasyonundan deyip , big boss'un kapısına dikildim bu sabah.
Tamam dedim, limitimi doldurdumm, bir gün daha bu ofiste kalırsam, cinnet geçiririm ben, danışanların suratında topuklarımla tepindiğimi hayal ediyorum dedim. Suratıma baktı, hatta o kadar uzun baktı ki, bir an kovulmuş olabilirmiyim acaba diye düşündüm.
Tamam dedi sonra, beş gün yeter mi . Daha fazla olmaz, çünkü haziranın başında organizasyonumuz var, senin işin , bu arada telefonunu da açık tut, telefonlarla hallet işin bir kısmını, adamlarla bağlantın kesilmesin. Sanırım uzağa da gitmezsin sen şimdi, hani olurda birşey olursa yakın ol şehre, bir iki saat mesafede bir sürü yer var tatil yapılacak. Zaten bilgisayarında yanında olur senin, maillerle irtibatımızı sağlarız. Aslında bence bizim otellerden birinde kal sen, hem rahatta edersin.
Bir an acaba hangi renk bikinimi giymem gerektiğinide söyleyecek mi diye düşündüm, olurya sevmediği bir renk falan olur. O kadar programladı tatili şimdi eksik kalmasın bu ayrıntı dedim.
Sorsam mı acaba ?
O sırada arkasındaki cam raflara dizilmiş plaketlere, ödüllere bakıyordum. Hani en ağır darbeyi hangisiyle indirebilirim falan diye ölçüyordu muhtemelen bilinçaltım.
Bilinçaltımıda dinlemedim, üstü zaten yerle yeksan.
Sonuç itibari ile beş gün tatildeyim. Telefonum açık, bilgisayar kucağımda, şehre yakınım...

0 yorum: