26 Nis 2011

perde...

Kusuruydu salonumun , perdesizlik... Uyanınca güneşi, yağmuru, gece olunca yıldızları, uzak evlerin ışıklarını izlerdim saatlerce. Salona her giren perdenin yokluğuna takılır, renk belirler, üşenmez ölçüp biçerdi penceleri. Annem her gelişinde söylenir, evime hediye almaya karar veren perdeyle dayanırdı kapıma.
iki yıl direndim perdesiz yaşamaya. Üstelik sanıldığı gibide çevremde bir allahın kulu yok salonumu görecek. Yok ama olmalıydı muhakkak perdeleri bir evin...
Neden yazdığıma gelince tüm bunları. Bikaç saat önce artık perdeli olan o pencerenin bana ne güzellikler gösterdiğini düşündüm. Ansızın gelen arkadaşlarımı, önünde büyüyen çiçeklerin renklerini, hasta olduğumda koltuğumda uyuduğum zamanlar bana göz kırpan yıldızları,kardeşimin,sevgilimin,dostlarımın gülümseyen yüzlerini. Hüzünle uğurladıklarımın arkalarından daha uzun bakabilmenin verdiği mutluluğu düşündüm yeniden.
Bazı kusurlar düzeltilmemeli...

0 yorum: